Mehmet Salih SEYHAN

Tarih: 27.02.2026 12:00 Güncelleme: 16.02.2026 10:13

Mezara Ne Götüreceksen Onu Biriktir!

.

İnsan bazen bir cümlenin içinde bütün bir ömrün özetiyle karşılaşır.

“Ölüm geldiği gün mezara ne götüreceksen onu biriktir.”

Bu söz öyle bir söz ki; sadece kulağa değil, kalbin en derin yerine iner. Çünkü hepimizin kaçtığı, düşünmek istemediği o büyük hakikati hatırlatır: Bu dünya biriktirme yeri değil, hazırlanma yeridir.

Düşünün…

Bir gün gelecek; takvim yaprakları duracak, kapılar kapanacak, geriye sadece sen ve amellerin kalacaksın. O gün ne evin gelecek yanına, ne araban, ne banka hesapların. Hatta yıllarca uğruna didindiğin, geceni gündüzüne kattığın işler… Hepsi dünyada kalacak.

Mezara sadece insanın kalbiyle yaptığı işler girer.

Yani;

  • Kırmadığın bir kalp,
  • Bir yetimin başını okşaman,
  • Bir yaşlıya tuttuğun kol,
  • hiç kimsenin bilmediği bir sadakan,
  • Helal lokma için verdiğin mücadele,
  • Bir öfkeyi yutman,
  • Bir kul hakkından kaçınman…

Bunlar senin gerçek servetindir.

Bugün insanlar “birikim” deyince banka hesaplarını, evlerini, yatırımlarını konuşuyor. Oysa öbür tarafa geçildiğinde meleklerin defterine yazılan tek bir iyilik, bir insanın hayatını kurtaran tek bir davranış, dünyadaki tüm servetten daha değerlidir. Çünkü orada geçerli tek para birimi ameldir.

Fakat işin acı tarafı şu:

Biz dünyayı asıl yurt, ahireti sığınak zannediyoruz. Oysa tam tersi.

Bu dünya yolculuk, ahiret varış noktasıdır.

Bu dünya biriktirme, öbür dünya tüketme yeridir.

Burada ektiklerini orada biçersin.

“Benim neyim eksik?” diye soran çok.

Kardeşim, eksik olan hesabındaki rakam değil; kalbindeki iyilik.

Eksik olan evinin genişliği değil; gönlünün ferahlığı.

Eksik olan kıyafetlerinin markası değil; karakterinin ağırlığı.
 

Çünkü ölüm geldiğinde kefenin bile cepleri yok.

Bir ömür boyunca doldurduğun bütün cepler kapıda kalacak, sen boş ellerle ama dolu bir amel defteriyle yürümek zorunda kalacaksın.

Bir gün o kapı çalacak…

Ve sana sadece şunu soracaklar:

“Ne getirdin?”

O an elinde kalacak olan tek şey, biriktirdiğin iyilikler olacak.
 

Bu yüzden:

Kimseye kötülük biriktirme.

Gönül kırma.

Gönül yap.

Yetimi sevindir.

Ailene değer ver.

Kul hakkından sakın.

Öfkeyi değil merhameti çoğalt.

Çünkü yol uzun, azık kısa.

Ve her nefes, ömür sermayesinden eksiliyor.

Son söz şu olsun istiyorum;

Mezara götüreceğin tek şey amellerindir. Madem öyle, daha bugünden başla; yokluk değil, iyilik biriktir.