Bazı gazeteler sadece haber verir, bazıları ise bir şehrin ruhunu kağıda döker. Batman’ın sıcak tozuna, petrol kokan rüzgarına ve dicle kıyısındaki kadim sessizliğine tanıklık eden Doğunun Nabzı, bir yayın organından ziyade; Batman’ın vicdanı, hafızası ve kalem tutan ellerinin ortak duası gibiydir.
Bugün o sayfaları çevirdiğimizde karşımıza sadece siyah-beyaz sütunlar çıkmıyor; dev bir yazar kadrosunun, Batman sevdasıyla harmanlanmış muhteşem hikâyeleri çıkıyor.
Bir Kalem Senfonisi: İsimlerin Gücü
Mehmet Salih Seyhan’ın tecrübe kokan analizleri ve şehre dair o sarsılmaz duruşu başladığında, Batman’da sabah kahveleri daha anlamlı yudumlanırdı. Onlar, bu şehrin sadece bugününe değil, geçmişine ve geleceğine de not düşen birer tarih muhafızıydılar.
Prof. Dr. Şerif Yılmaz’ın akademik derinliği sayfaya düştüğünde, Batman’ın sadece bir taşra şehri değil; bir irfan yuvası olduğu hatırlanırdı. İhsan Seyhan, Besim Eviz ve Abdurrahman Ekinci gibi isimlerin toplumsal adaleti ve insanı merkeze alan yazıları, şehrin dertlerine derman arayan birer reçete gibiydi.
Kadın Kalemlerin Zarif Dokunuşu ve Genç Soluklar
Bir şehri anlamak, o şehrin kadın yazarlarını dinlemekten geçer. Deniz Üzüm, Meryem Avcı, Tülay Genç Ateş, Fatma Deniz Ayan, Nurcan Damlayıcı ve Betül Altınsoy… Onların kaleminden dökülen her kelime, Batman’ın sert çehresine zarafet, şefkat ve derinlik kattı. Mürekkebin en muhteşem tonları, onların analizlerinde birer sanat eserine dönüştü.
Metin Özmen, Zekeriya Kaya, Murat Erol, Mustafa Demir, Mehmet Sait Kaya, Muhammed Emin Seyhan ve İbrahim Ayaz… Her biri Batman’ın farklı bir mahallesinden, farklı bir sokağından seslendi. Kimisi sporun heyecanını, kimisi siyasetin nabzını, kimisi ise bir esnafın sabah selamını taşıdı o köşelere.
Nostalji: Batman’da Mürekkep Kokusu
Eskiler bilir; gazete bayiden alındığında o taze mürekkebin parmaklara bulaşan kokusu aslında şehrin kendi kokusudur. Doğunun Nabzı okurken, okur kendini yalnız hissetmezdi. Çünkü biliyordu ki; yukarıdaki bu değerli kadro, onun hakkını savunuyor, onun anılarını yaşatıyor ve Batman’ın o meşhur "nostalji"sini her gün yeniden inşa ediyordu.
Bu yazar kadrosunun her biri, Batman’ın tozlu yollarından geçmiş, Raman Dağı’na bakmış, İluh Deresi’nin hikâyesini dinlemiş isimler. Onların kalemlerini birleştirmesi, bir mürekkep havuzu değil; adeta bir tarih denizi oluşturdu. Batman’ın basın tarihinde böyle bir kadronun bir araya gelmesi, şehrin entelektüel gücünün en büyük kanıtıdır.
Geleceğe Kalan Miras
Bugün teknoloji her şeyi dijitalleştirse de, bu isimlerin kağıda düşürdüğü o "muhteşem hikâyeler" Batman’ın arşivlerinde parlamaya devam ediyor. Onlar sadece yazmadılar; Batman’ı inşa ettiler. Şehrin her bir sorunu, her bir güzelliği bu kalemlerin ucuyla şekillendi.
Doğunun Nabzı Gazetesi ve Haber Portalı, Batman basın tarihindeki yerini altın harflerle korurken; bu dev kadro, bir şehrin nasıl "tek yürek" olarak yazılabileceğinin en büyük örneği olarak kalacaktır.
Selam olsun o mürekkebe, selam olsun o kalemi Batman için oynatan ellere…