RÜŞVETİ MÜBAH GÖRENLER…
Haksız yere bir işi görmek için alınan gaye-ı meşru alışverişin adıdır rüşvet.
Veya;yaptırılmak istenilen bir işe yasadışı kolaylık sağlaması için ilgili görevliye ya da görevlilere el altından verilen para, mal vb.
Dinen ve ahlâken çirkin bir davranıştır.Başkalarının da hakkına girip gasbetmektir.
Özellikle resmî kurumlarda rüşvet olayları çok görülmekte,haddini aşan isteklere de şahit olunmaktadır.
Yıllar önce gördüğüm bir manzara karşısında şaşkına dönmüştüm.
Kontrolörün biri şimdi kapanan bir firmaya gelmişti.Bende sohbet ediyordum oradakilerle.
Sonrasında sordum kim diye.Dediler “patron araba hediye etmiş,şimdi de teyp takılmasını istemeye gelmiş çocuğuyla.”
Hey gidi insanlıktan nasibi olmayan karaktersiz dedim.
Ayrıca firma sahibi de bu çirkinliğe ortaktır dedim.İşini dürüstçe yapanlara aksilik çıkartanlara karşı isteklerine boyun eğenler,belki muaf olabilir.
Ama rüşvet olayı gittikçe olağanlaşıyor malesef.
Karekter ve insanlık zaafı artıyor,Allah korkusu azalıyor.
Rüşvetin devlet dairelerine, özellikle mahkemelere girmesi çok büyük bir suçtur.
Resul-i Ekrem Efendimiz 'Hüküm vermede rüşvet verene ve alana Allah lânet etsin ' (Tirmizi, Ahkâm, 9) diye beddua etmiştir.
Rüşvet toplumsal bir hastalıktır. Rüşvetin yaygınlaştığı yerlerde halkın birbirine ve devlete karşı besledikleri güven duygusu yok olur. Herkes yapılan işlerden, özellikle mahkemelerde verilen kararlardan şüphe eder; her işin, her kararın arkasında rüşvet var zanneder, rüşvetsiz iş yapılmayacağına inanır.
Bu inanca namuslu insanların da kapılması, rüşveti toplumsal bir felaket haline getirir.
Bu felakete dur diyenler olmadıkça,nesillerimiz tehlikededir.Hediye anlamında mübah görülüp işlem yapılıyor.
Merhum Salih Gök,Batman Belediye Başkanı seçildiğinde,girişe şu Hadisi astırmıştı.
“RÜŞVET ALAN DA VEREN DE MEL’UNDUR”
Bir sonraki Başkan ise buna dayanamayıp kaldırtmıştı.
Nefis muhasebesi yapalım bizde.Sorgulayalım kendimizi.
Biz ne yapardık diye.
Birde “Devletin malı deniz,yemeyen domuz”
anlayışı var bazılarında.
-Araçları özel işlerde kullanırlar.
-İş makinalarını rüşvetle özel kişilere tahsis ederler.Kazı yaptırırlar.Kum taşırlar.
-Yakıtlarını harcamış gibi çalarlar.
-İşe Tahsisli araçları ve donanımları özel işlerde kullanırlar.
-Faturaları kabartır,aradakileri
iç ederler.
Daha birçok madde var…
İşte insanlıktan nasibi olmayan,karekteri ve sütü bozuk insanların tenezzül ettiği bu rüşvet olayında,haksız kazançlara çanak açanların büyük sorumluluğu var.
Göz yumanların kör olacağı yarınları var.İlahî Adalet var.
Ahlakî çöküntülere maruz kaldığımız bu zamanda,yeni nesillere bırakacağımız tertemiz bir dünya olmalı.
Herkes işini tam yapmalı ve günah ile haksız kazançtan uzak durmalı.
Kimse kimseyi suçlamasın,hepimiz suçluyuz.
Tüm kötülükleri mübah görmek,
cehennemi satınalmaktır.
Ölüm var,öldürülmez.
Kabir var,kapanmaz.
Hesap var,kaçınılmaz.
Kul hakkı var,asla affedilmez.