Mehmet Salih SEYHAN

Tarih: 06.02.2026 12:00 Güncelleme: 30.01.2026 10:48

Yeter! Bu dünya kanla mı dönecek?

.

Bugün dönüp dünyaya baktığımızda, manzara korkunç.
Dünyanın her yerinde…
Her şehirde…
Her sokakta…
Her metrekaresinde…

İnsanlar ya ölüyor ya da öldürülüyor.

Soruyorum:
Nasıl geldik bu hale?
Ne ara ölümü sıradanlaştırdık?
Ne zaman insan hayatını rakamlara, istatistiklere, alt yazılara sığdırdık?

Bir gazeteci olarak artık haber yazarken utanıyorum.
Bir haberi açıyorum: ölüm.
Bir görüntüyü izliyorum: ölüm.
Bir manşet atıyorum: yine ölüm.

Yeter artık!

Her gün çocuk cesetleri, yıkılmış evler, ağlayan anneler, suskun babalar…
Ve tüm bunlar olurken dünyanın “liderleri” koltuklarında rahat rahat oturuyor.

Buradan dünyadaki bütün liderlere sesleniyorum:
Bir an durun!
Kendinizi silkeleyin!
Başınızı kaldırın ve sorun:
Ne oluyor bu dünyada?

Vicdanlarınız gerçekten buna dayanıyor mu?
Çocukların bombalar altında parçalanmasını hangi akıl, hangi siyaset, hangi çıkar meşru kılar?

Özellikle Orta Doğu…
Yıllardır kan akıyor.
Yıllardır savaş.
Yıllardır gözyaşı.
Yıllardır mezar taşları büyüyor, umutlar küçülüyor.

Ama bilin şunu:
Bu mesele din meselesi değil.
Bu mesele ırk meselesi değil.
Bu mesele mezhep meselesi hiç değil.

Bu mesele insanlık meselesidir.

Benim için akan kanın rengi yok.
Benim için ölen çocuğun dini sorulmaz.
Benim için bombalanan evin hangi ülkede olduğu önemli değil.

İnsan insandır.
Can candır.

Ve ben, bir gazeteci olarak, bir insan olarak haykırıyorum:
Artık durun!

Silahları susturun.
Bombaları durdurun.
Savaş çığırtkanlığını bırakın.

Bu dünya liderlerin egolarını tatmin edeceği bir satranç tahtası değildir.
Bu dünya çocukların mezarlığı hiç değildir.

Eğer hâlâ az da olsa bir vicdan kaldıysa;
Eğer hâlâ insanlıktan bir parça taşıyorsanız;

Bu ölümleri durdurun.
Bugün değilse ne zaman?
Şimdi değilse ne zaman?

Çünkü her geçen saniye, insanlık biraz daha ölüyor.